‘Kışlık yapılanlar’ Kategorisi için Arşiv

>

Kış mevsimin artık içindeyiz..
Şu sıralarda havalar kış mevsimi içinde olduğumuzu baya baya hissettiriyor..
Kış hazırlıkları artık yavaş yavaş bitiyor ya da bitmek üzeredir..
Aslında bu hazırlıklar için çok ta geç kalmış sayılmazsınız..
Pazar tezgahlarında fiyatları biraz yükselmişte olsa Fasulye ,bamya ve domates hala var …  
İşte bende evde bamyayı seven tek kişi olarak sadece kendim ve sevecek misafirlerim için dondurucuya bir kaç poşet bamya
koydum..
Nasıl yaptım?
Bunun için 2 kilo bamya aldım..
1 kilo domates rendesi
1 limon
Bamyaları ayıklamadan önce yıkayalım. 
Bamyaların tepelerini bıçakla çok derin olmamak kaydı ile çevire çevire koni şeklinde alalım..
Bu bölgeyi derin temizlerseniz bamyanın içindeki istenmeyen kagan sıvı dışarı çıkacaktır.. 
 Domatesi rendeledim ve tencereye bamyaları aldım bir limonumu üzerine sıktımki hem kararmasın  hem de içindeki sıvı dışarı çıkmasın..Rendelediğim domateside üzerine ekleyerek ocakta rengi biraz değişene kadar fazla karıştırmadan kavuralım..
Bamyalarımız soğuyunca yeteri derecede poşetlere bölüştürelim..
Bu fasulyeler memleket fasulyesi
Giresun Espiye dolaylarından,oralarda bu fasulyenin adı fakir doyuranmış…
Sebebi ise herhalde etli ve çok çok uzun olmasından kaynaklanıyor..
Zeytinyağlı yapılan çalı fasulyeye benziyor ama onun kadar ince değil,tamamen kılçıksız çok lezzetli..
 
Fasulyeleri de bamya da olduğu gibi yıkadım ,temizledim parçalara ayırdım..
Büyük bir tencerede yine domates rendesi ilavesi ile soteledim..
Fasulyelerin rengi dönüp, biraz yumuşayınca ocağı kapatalım..
Fasulyeler tamamen soğuyunca yine buzdolabı poşetlerine paylaştıralım..  
İşte hepsi bu kadar..
Kırmızı biberleri yıkadıktan sonra fırın tepsisine yerleştirelim..
Fırında 250 derecede közleyelim..
Közlenmiş biberlerin kabuklarını tamamen temizleyelim ,ortadan kesip içindeki çekirdekleri bıçak yardımı ile temizleyelim.
Kullanacağımız ölçülerde saklama kaplarına paylaştırıp dondurucuya gönderelim..
Artık bu biberleri daha sonra salatalarınızda mı kullanırsınız yemeklerinizde mi kullanırsınız tercih sizin…
***
Bu tarz hazırlıklar için son günler elinizi çabuk tutun derim..

>

Hepinize hayırlı bir hafta diliyorum dostlar;
 Bu hafta sonu sağolsun bir kaç dost mail ile soruyorlar ,
Bloğu eskisi gibi neden sık güncellemiyorsun diye?
İnanın çok haklısınız ama benim de  bu sıralar bunun için haklı nedenlerim var…
Bu durumdan bende rahatsız oluyorum,
inşallah bu nedenler biraz hafiflesin eski formumuza yeniden kavuşalım..
*** 
Şu sıralar turşu yapmanın, kurmanın  tam da zamanı…
Özellikle de pazar tezgahların da çeşit çeşit turşuluk malzemeler arz-ı endam etmekte…
İşte bende bu tezgahlara kayıtsız kalamadım ve karışık turşuluk malzememi aldım..

Malzemeler
 1kilo minik kornişon salatalık
1 kilo kelek
1 kilo acur
Kırmızı lahana
Beyaz lahana
15 adet fasulye
Yeşil minik biber
2 limon
20 adet nohut
2 baş sarmısak
Karabiber taneleri-defne yaprağı
Kaya tuzu
sirke(üzüm sirkesi)
Kaynamış soğutulmuş su

Yapılışı
Turşuluk sebzelerimizi iyice yıkayıp temizleyelim.
Turşuyu hazırlarken salatalıkları çatalla iğnelemeli, fasulyenin uçları kırılmalı, böyle yapılırsa, sebzelerin içine turşu suyu girer ve sebzeler diri olur. Malum yumuşak turşu yemek istemeyiz..
Ben turşu için 2.5 lt lik iki ayrı kab kullandım.
  En alta sert olan kelekleri yerleştirdim. Kenarlara acurlar ve taze fasulyeleri dik olarak yerleştirdim…
Bu arada sarımsaklarımızı temizleyelim ,keleklerin üzerine biraz nohut biraz da  sarımsak serpiştirelim .
Üzerlerine kornişon salatalıklarımızı yerleştirelim.
Beyaz ve kırmızı lahanalarımızı 4 parmak genişliğinde parçalayalım .Kavanozumuzun üzerine tamamen kapayacak şekilde bastıra bastıra yerleştirelim..
Ara ara yine sarımsak ve nohut eklemeye devam edelim.
Kavanozun en üstüne uzun fasulyeleri çapraz şekilde yerleştirdim.
Malzemeleri yerleştirirken kenarlara limon dilimleri de yerleştirebiliriz…
En üste sarmısak ,karabiber taneleri ve defne yapraklarını yerleştirerek turşumuzu hazırlamış olduk…
***  
Ayrı bir kapta turşu suyunu hazırlayalım.
Turşu için kullanacağımız su, kaynamış oda sıcaklığında su olmalı.
 İyi bir turşu yapılabilmesi için, salamuradaki tuz oranının çok iyi ayarlanması gerekiyor.
Eğer tuz oranını iyi ayarlayamazsak, turşu ya yenemeyecek kadar tuzlu, ya da az tuzlu olur.
Tuz oranının az olması , turşumuzun çabuk erimesini, bakterilerin üremesine neden olur.
Turşu suyunun tuzunu ayarlamak için şu oranlamayı kullanabiliriz…
 
1 lt suya 80 gr yani 5 silme yemek kaşığı tuz
1 lt suya 100 ml sirke

5 lt suya 400 gr yani 25 silme yemek kaşığı tuz
5 lt suya yarım litre sirke

Turşunun suyunu hazırlayıp kavanozlarımıza malzemelerimizi tamamen kapatacak şekilde ilave edelim… Ben malzemelerin aşağı itilip suyun altında kalmalarını  sağlamak için kavanoz kapağının altına küçük bir tabak  koydum…
Vee kapağı hava almayacak şekilde sıkıca  kapattım…
 Tezgah üzerinde ya da düz bir zemin üzerinde 2 gün beklettim ki suyu azalırsa , üzerine biraz daha su ilave etmek için… 
Daha sonra turşuyu, ekşimesi için 18-20°C sıcaklıkta bir bir buçuk ay kadar bekletmek üzere güneş görmeyen bir yere kaldırdım…

Turşu için küçük notlar
**Turşuyu cam bir kavanozda kurmanız hem sağlık açısından hem de lezzet açısından önemlidir.
**Turşu yapacağınız sebzeleri seçerken sert, taze, kabuklarının parlak görünümlü ve zedelenmemiş olmasına özen gösterirsek iyi olur.
 Sebzeler ne kadar taze ve diri olursa turşunun dayanma süresi de o kadar artar.
** Turşu için tuzu mutlaka iri kaya tuzunu kullanalım..
**Turşu hazırlanırken eğer su miktarı tam olarak kavanozu doldurmamışsa bir miktar daha su ekleyebiliriz. Su eklerseniz ona oranla tuz ve sirke de eklemeyi  unutmayalım.
**Farklı bir lezzet ve tat vermesi için turşunuza zevkinize ağız tadınıza göre defne yaprağı, karabiber taneleri, kereviz yaprakları ve dereotu ilave edebilirsiniz…
**Bu turşu kışlık hazırlandığı için fasulyeleri haşlamadan ilave ettim..
Normalde fasulye turşusunda fasulyeler haşlanarak kullanılır… 
 
……………………….Afiyet Olsun……………………….

>

Erişte bizim (Giresun-Ş.karahisar bölgesinin) vazgeçilmez kışlık lezzetlerinden biridir..
Köylerde genelde çok miktarda yapıldığı için ,insanlar bir araya gelerek beraber yapar bu tarz hazırlıkları.
Bilinen erişteden farklı olarak fırında kavrularak tamamen kurutulur..
Erişteyi yukarıda ki gibi pilav şeklinde de burada anlattığım gibi sulu çorba şeklinde de değerlendirebilirsiniz..  
İşte bizde Ş.karahisar’a gidince anne yüreğinin ısrarı ve emeği ile eriştemizi yaptık.
Rabbim anneciğime sağlık ,huzur ve mutluluk versin başımızdan eksik etmesin inşallah..
Eveet gelelim eriştemizi nasıl yaptığımıza…
Bizim yaptığımız bu eriştenin yapılışı biraz zaman aldığı için,
 çok miktarda yapılıyor ve mümkünse birkaç kişi bir arada yapılırsa daha kolay oluyor.
Malzemeler
25 kiloluk un(iyi kalite olması gerekir)
su, tuz
(isteğe bağlı olarak su yerine bir miktar sütte kullanılabilir)
Yapılışı
Öncelikle unu 20 kilo kadarını eleyip büyükçe bir yoğurma kabına alalım..   
Kalan 5 kilo unu bezeleri açarken kullanmak üzere ayırıyoruz.
Annem una 1 avuçtan biraz fazla tuz koydu ve yavaş yavaş su veya süt-su karışımı ilave ederek serte yakın hamur elde etti. Tuz miktarının az olmaması gerekiyor.
Sebebi ise tuzsuz erişte pişirilme aşamasında daha çabuk kırılabiliyor…
Hamuru yoğurma aşaması hemen hemen yarım saati buluyor. Eğer hamuru yoğurduktan sonra bir müddet dinlendirirsek bezelerimiz daha güzel olacak,erişte yufkaları daha kolay açılacaktır..
Dinlenen hamurdan öncelikle yukarıda ki gibi portakaldan büyükçe yuvarlak bezeler yapıyoruz.
Biz bu bezeleri hazırladık üzerlerinede nemli bir bez örttük.
Sonra bu bezeleri un yardımı ile oklova ile böreklik yufkadan,
 iki kat kalın olacak şekilde yuvarlak olarak açtık.
Biz erişteyi yaparken bir kaç kişiydik.
Birimiz beze yaparken ,diğer iki kişide yufkaları açtı eşimde bu yufkaları içinde odun yanan yufka için yapılmış üzerinde sac olan sobanın üzerinde önlü arkalı pişirme işlemini yaptı..
Yufkaları pişirmiyoruz kıvamı yukarıda görülüyor sadece hafiften hamurluğu gidecek kadar kurutuyoruz Daha fazla kurumaması içinde yufkaları üst üste koyduk ve üzerini kuru bir sofra bezi ile örttük ki kesme aşamasında kırılmadan kesilsin. 
Yufkaları pişirme aşamasından sonra sıra kesme aşamasına geldi.
Kesme işlemide ayrı bir maharet gerektiriyor .
Biz yavaş yavaş keserken ,annemler maşalah yılların deneyimli elleri tıkkada  tık kesiyorlardı..
Kesme içinse önce bir yufkayı rulo olarak sarıyoruz ,
sonrada tahta masa üzerinde keskin bıçaklarla ince ince kesiyoruz.
Yine bu aşamada da ne kadar fazla insanla keserseniz işiniz o kadar kolaylaşacaktır…
***
Kestiğimiz erişte şeritlerini önce yere serdiğimiz temiz ve geniş bezlerin üzerinde bir gün kuruttuk.
Ertesi günse bu erişteleri isterseniz evde kendi fırın tepsilerinizde kırmadan karıştırarak kavurursunuz,isterseniz de mahallenizdeki ekmek fırınınızda kavurtturuyorsunuz.
Biz de yapılan erişte miktarı fazla olduğu için genelde dışarıda ekmek fırınında kavurtuyoruz.. 

Erişteler fırında bu şekilde, yani rengi açık kahverengi olana kadar kavruluyor..
Veee işlem tamam, Kışlık erişte yapımı zahmetlidir ama gerçekten çook lezzetlidir buna değer…
***
Yukarıdaki pirinçli eriştenin tarifi daha sonra gelecek inşallah.

……………Sevgiler…………..

>

                                          Geçen gün yaptığım domates soslarımdan sonra kalan domateslerle de
menemen yaptım..
Bu menemenler kışın bazen kahvaltıda bazen akşam yemeğinde kurtarıcım oluyorlar..
Hemen kapağını aç,kavurduğun soğanların üzerine dök ,biraz fokurdadıktan sonra üzerine de isteğe bağlı olarak yumurtasını kırdınmı menemenimiz hazır.. 
Nasıl yaptım Menemeni?
Malzemeler
İstediğiniz kadar kabuğu soyulmuş domates
Sivri biber
sıvı yağ
tuz
Yapılışı
Sivri biberlerimizi minik halkalar şeklinde doğrayalım ve sıvı yağda kavuralım.
Biberlerimiz kavrulurken domateslerimizi küpler halinde doğrayalım.
Sivri biberlerimiz kavrulunca domateslerimizi ilave edelim.
Tuzumuzu ilave edelim.
Domatesleri ilave ettikten sonra domatesler pişene kadar kaynatalım(çok ezilmeyecekler ) menemenimiz hazırdır.
Kaynattığımız kavanozlarımıza menemenlerimizi paylaştıralım, kapaklarını sıkıca kapattıktan sonra bir bez üzerine ters çevirelim.
Bez üzerine çevirmemizin nedeni menemenlerimizin sızıntı yapıp yapmadığını bu şekilde anlayabiliriz.
Yine bu şekilde kavanozlarımızın kapakları sıcaklıkla vakumlanacak ve hava almayacak hale gelecektir..
***
Domates soslarını ve menemenleri yaparken salça yapma gibi bir düşüncem yoktu.
Ama domatesleri rendeleyince bir sürü domates kabuğum oldu ,ben bunlara bir de ezilmiş domatesleri ekleyince bunlardan salça yapmak geldi aklıma..
50 Kilo kadar domatesin kabuğunda 1,5 kiloya yakın salçam oldu  .
Domatesin direk kendisinden değil ,kabuğundan olsa da doğal olduğu için misler gibi kokuyor salça..
Nasıl yaptım?
Domateslerden çıkan kabukları bir leğende biriktirdim.
Ve bu leğeni ağzını kapatarak arada sırada karıştırarak iki gün boyunca güneş alan balkonumda beklettim.
Daha sonra ekşimesi tamamlanan domates kabuklarını, ince delikleri olan bir süzgeçten kabuk ve çekirdeklerinden ayrılması için geçirdim..
Süzgecin altında kalan salça püresini temiz bir bez torbaya aktardım. Bir kaç saat salça püresinin içideki sarı suyun süzülmesi için bu torbayı bir yere astım..
Su aktıkça torba içindeki pürede koyu kıvam almaya başlayacaktır zaten..
Su akışı azalınca torba içinde ki salçanızı bir tepsiye alalım ve tuzunu da ilave ederek
çok kalın olmayacak şekilde tepsiye yayalım.
Bu aşamadan sonra aslolan güneşte ara sıra karıştırarak salçanın koyulaşarak kıvamını bulmasıdır..
Ama güneşte bekletmek istemezseniz orta ısıdaki fırında yine kabuk tutmaması için arada karıştırarak salçanızı son kıvamına getirebilirsiniz…
En sonunda salçanızı tuzunu kendinize göre ayarlayın.
Eğer tuz az olursa bozulma riski daha çok olur.
Tuz salçanın daha uzun süre bozulmadan kalmasını sağlayacaktır..

****

>

Kış geliyor ,dolayısı ile mis kokulu domatesler kokusuz lastik görünümlü,
hormonlu domateslere yerini bırakacak….
Sebze ve meyveleri mevsiminde ,doğal zamanlarında kullanmak en sağlıklısı ve doğrusu..
Bahçe domatesinin mevsimi yaz olunca en kokulu en güzel zamanı da temmuz ayı ve sonrasıdır…
Şu sıralar domates azalmaya başladı bile ..
Siz de çok geç kalmadan kış için kullanıma hazır soslarınızı hazırlayabilirsiniz..
Domates için bahçesi olanlar çok şanslı ama bahçesi olmayanlarda pazardan alabilirler..
Biz genelde İstanbul’a yakın olan Silivri ve yakınında olan köylere gidip tarladan bizzat topluyoruz..
Domatesleri kendi ellerimizle toplamak bile ayrı bir zevk..
Tarlada domatesleri toplarken fotoğraf çekmeyi düşünüyordum ama küçük oğlum hastalanınca
ben toplamaya gidemedim..

 

Ben soslarımı bir kaç senedir tek kullanımlık soda şişelerinde hazırlıyorum..
Bu şekilde hazırlama aşamasında azıcık uğraştırsa da kışın kullanırken çok pratik oluyor..
Evde içilen sodaların şişelerini atmıyorum yıkayıp biriktiriyorum ve sonrasında domates sosunu hazırlarken kullanıyorum..
Bu sosu tüm sebze yemeklerinde ,çorbalarınızda( özelliklede domates çorbası için)makarna ve pilavlarda ,kızartma soslarında,dolma harçlarını hazırlarken kullanabilirsiniz.

Menemen ve sos için 50 kilo kadar domates kulladım..
Aslında tarif için malzeme için ölçü vermeyi düşünmüyorum,
 herkes kendi ihtiyacı kadarını ayarlar diye düşünüyorum
***
Sosu iki değişik şekilde hazırladım.
Birincisi soda şişelerine hazırladıklarım  .
Bunun için önce domatesleri yıkadım  ve rendeledim.
Rendelediğim domatesleri pişirmeden çiğ olarak ,soda şişelerine doldurdum.
Hepsini doldurduktan sonra şişelerin ağız kısımlarına yarım çay kaşığı tuz ekledim..
**
 İşin asıl noktasına geldik. 
Şişelerin kapaklarını ve kapakları kapatmak için kullanılan aşağıda görülen basit aleti kullanıyorum..  
Bu aleti bir tanıdık sayesinde edindim. Kapakları da kilo ile alıyor. 
Bir kilo kapağı iki ,üç sene kadar kullandım.. 
Şişelerimin üzerine kapakları yerleştiriyorum ve yukarıdaki aletle bastırarak kapakları hava almayacak şekilde kapatıyorum ve şişeleri su dolu tencerede bir iki dakika kaynatıyorum .
Soda şişesinde domates sosu konservelerim hazır oldu bile..  
Daha önce belirttiğim gibi hazırlarken uğraştırıyor ama kullanırken çok pratik oluyor..
Bu şekilde evde sağlıklı tek kullanımlık meyve suyu bile hazırlanır..

Bu şekilde domates soslarım hazır olmuş oldu..
Bu sosları güneş almayan bir yerde uzun süre bozulmadan saklayabilirsiniz..
Benim soslar mayıs ayına kadar kalıyor. Belki daha da dayanabilir ama  o zamana kadar bitiyor zaten…
Merak etmiş olabilirsiniz ,bu aletin İstanbulda satıldığını görmedim duymadım.. 

Domates sosunun daha kolay hazırlanış şekline de değinmeden edemeyeceğim…
Rendelediğimiz domatesleri genişçe bir tencereye alalım..(ben 5 kiloluk bir tencere kullandım)
İçine 1,5 yemek kaşığı kaya tuzu ilave ettim..
Kaynayana kadar pişirdim. Bu arada üzerinde oluşan köpükleri de kaşıkla aldım..
Bu sosları yine kullanımda kolaylık olması açısından,
 yarım kiloluk şişelerde hazırlamanızı tavsiye ederim.
Hazır olan kaynar haldeki sosumuzu bir veya yarım kiloluk şişelere paylaştıralım ve kapaklarını sıkı sıkıya kapatıp şişemizi hemen ters çevirelim…
Bu şekilde şişeleriniz sıcaklıktan dolayı doğal olarak vakumlanacaktır.
Şişeler tamamen soğuyana kadar ( 1gün gibi)bekletelim. Şişeler soğuyunca düz çevirelim,kapağın üzerine elinizle bastırın kapak içeri doğru esnemiyorsa sosunuz sağlıklı bir şekilde hazırlanmıştır..
Deneyin pişman olmayacaksınız..
Aynı gün yine kış için menemen de hazırladım tarifi önümüzdeki günler de gelecek..  

***
* Bu sosları açtığınızda (özellikle kavanozda hazırladıysanız) bitene kadar buzdolabında saklamalısınız.. Kapak açılınca hava aldığı için bozulma kolaylaşacaktır..
*Kavanozlarınız ve kapakları steril olmalı.Bunun için her ikisinide kaynatmalı ve iyice kurulamalısınız..
*Bu  tarz sosları özellikle cam kaplarda hazırlayalım .Plastik kaplarda veya poşetlerde saklamanın kanserojen açıdan sakıncalı olduğu artık hepimizce  malum..
* Fazla miktarda sos hazırlayacaksanız bu bir gününüzü alacaktır,size tavsiyem bu işi tek başınıza yapmamanızdır. 
*Domatesleri rendeleme yerine rondodanda geçiribelirsiniz ama o şekilde sanki daha bir sulu oluyor .. 
*Sos için her ne kadar sivri domatesler tercih edilsede(etli olmasından dolayı) tombul olanlar lezzetinden dolayı tercihimdir..
*Ezik domatesleri ve rendelerken kalan kabuklarını atmadım onları da salça yapmak için ayırdım.. 
Yapacak olanlara kolay gelsin..
…………….Afiyet Olsun……………….

>

Kışlık hazırlıklara fırsat buldukça devam ediyorumm.
Marmelat ve dondurucuya koyduğum eriklerde bunun bir bölümü….
**
*
Az önce çocuklar arkadaşlarının meyve suyu aldığını  söyledi ve
bizde alabilirmiyiz diye eve geldiler..
Hazır meyve sularına, hazır olan tüm gıdalara olduğu gibi sıcak bakmıyorum yapılış şekilleri ve içlerindeki katkı maddelerinden dolayı…
Alın desem olmayacak ,almayın desem olmayacak..
Çocuklara sürekli anlatıyorum aslında bu tarz ürünlerin zararlarını ama
arkadaşları yapınca da bazen durumlar değişiyor…
Aslında yaz geldi çeşit çeşit meyveler taze taze önümüzde insanlar bunları değerlendirseler
meyve sularını tazecik hazırlasalar , şişelere koyup çocukların eline verseler ,
herkes aynı özeni göstermiyor malesef
Neyse içimdekini döktüm biraz rahatladım…Gelelim marmelatımızın tarifine..
Ben marmelat için 5 kilo  ekşiye yakın erik kullandım ama size daha az ölçülerle verdim .Siz ölçüleri kullanacağınız erik miktarına göre artırıp azaltabilirsiniz..

Malzemeler
1 kg erik 
1 kg toz şeker
1/2 limon suyu
Yarım su bardağı su
Yapılışı
Erikleri yıkayıp temizledikten sonra, geniş tencereye alalım ve suyunu ilave edip, kısık ateşte kapağı kapalı olarak kaynatalım. Kısa zamanda erikler yumuşayacaktır..
  Bu kıvama geldiğinde, kevgir yardımıyla çelik bir tencereye süzelim. Kaşığın tersiyle( ben tahta kaşık kullandım) kevgirin içindeki erik posasını sadece çekirdekleri ve kabuklar kalıncaya kadar ezelim.
Tencerede ki ezilmiş erik püresine 5 dakika kadar kaynadıktan sonra birer bardak şekeri ilave edip kısık ateşte kaynatmaya  devam edelim. Şekeri parti parti ilave edip kaynattıkça marmelat koyulaşacaktır…
Ara ara üzerinde oluşan köpüğü alalım..
Yaklaşık 35-40 dakika sonra tam kıvama ulaşacaktır.  . Pişip pişmediğini anlamak için, kuru ve soğuk bir porselen tabağa bir damla marmelat damlatalım. Eğer damla dağılmadan top gibi duruyorsa kıvamına ulaşmış demektir. Hemen limon suyunu ilave edelim, karıştırıp 1 dk kaynatalım ve ateşten alalım. Sıcakken kavanozlara dolduralım. Ve kavanozların kapaklarını sıkıca kapatıp ters çevirelim…Bir gün ters olarak bekletelim …
Topladığımız erik miktarı çok fazlaydı ben bir miktarını dondurucuya kompostoluk poşetlere koydum…
Ve tabi dondurucu da fazla yer işgal etmemesi için
burada da yaptığım gibi pipetle poşetlerin havalarını alarak..
Bir yerde pratik vakumlama yaptım….
.    
Bir miktarı ile de meyve suyu yaptım ki doğalın tadı da rengi de gerçekten başka oluyor…
*
Erik suyu için erikleri bolca yıkayıp üzerine çıkacak kadar içilebilir iyi su koyup kaynatmaya bırakıyoruz.  Erikler yumuşayınca  damak tadınıza göre toz şekerini ilave edip beş-on dakika daha kaynatıyoruz hepsi bu kadar. Soğuyunca cam bir kase ya da kavanoza alalım soğutarak içebiliriz..

*Marmelat yapımında kullanılacak olan tencerelerin yayvan ve geniş olması gerekiyor..
*Şeker marmelata bir defa da değil de  parti parti ilave edilmelidir. Böylece şekerin iyi karışması ve erimesi sağlanmış oluyor.
*Şeker ilave edilen marmelat devamlı karıştırılarak pişirilmeli. Karıştırmaya gereken önem verilmezse marmelatın dibi tutabilir.
*Bir kilo marmelata eklenecek şeker miktarı 800-1000gr arasıdır.Meyvenin olgunluğuna ve cinsine göre miktar değişir..Tatlılığı daha yoğun meyvelerde şeker daha az kullanılır.. 

………………………………..Afiyet olsun………………………….

>

Ağustos böceği misali kışlık yiyecekler için hazırlıklara başladım…
Üzüm yaprağı  salamurası ve biraz bezelye koydum dondurucuya…
Üzüm yaprağını geçen sene dondurucuya koymuştum ama hiç memnun kalmadım..Tadı da görüntüsü de hoşuma gitmedi.
Bu sene komşumla beraber salamura yaptık…Zamanı da geçti geçiyor gibi birşey hatırlatmış olayım..
Karadenizli olmamız sebebiyle eşimin  tercihi her zaman karalahanadan yana olsada ,
üzüm yaprağı da çoğu zaman aranıyor..


Tarif olarak ölçü belirtmeceyeğim…

Malzemeler
Ben 5 kilo kadar yaprak aldım.
Turşuluk kalın tuz
su

Yaprakları yıkadım ve damarlı yüzü üste gelecek ve sapları üst üste gelecek şekilde parça parça dizdim..
Dizdiğim yaprakları geniş bir kaba(leğen olabilir) dağıtmadan yerleştirdim..
Üzerini kapatacak kadar kaynar su hazırlayıp döktüm ve bir gece bu şekilde beklettim..
Ertesi gün yapraklarım yumuşamış ve sararmış oldu…
Yaprakları yerleştireceğim kaba yukarıda kolajda görüldüğü gibi dizili hallerini bozmadan sap kısımlarına bolca tuz serpip sararak ve de bastırarak yerleştiriyoruz..
Kab tamamen dolana ve tabi yapraklarımız bitene  kadar bu işlemi yapıyoruz..
Leğende kalan suya bol tuz ekleyip eritelim…
Bu suyu yaprakların üzerine kapatana kadar dökelim…
Ve ağzını sıkıca kapatıp güneş almayan serin bir yerde saklayalım…
 Bu arada hatırlatalım yaprağı çürümeden sağlam tutan tuzun miktarı tuzu  az koymamalısınız… 

Gelelim bezelyeye
Bezelye bizde çok sevilerek yenmiyor..Ama ramazan davetleri için iyi olur diye düşündüm…
Malzlemeler
Yine 5 kilo kadar bezelye aldım… 
1 pipet
Buzdolabı poşeti
Bezeyeleri  benim küçük beylere ayıklattım.
Yıkadım ve suyundan arındırınca buzdolabı poşetlerine uygun miktarda paylaştırdım…
Püf noktası burası bir pipete ihtiyacımız var…
Poşetin ağız kısmını elimizle sıkıca bir araya getirelim ve pipetimizi buradan içeri yerleştirelim…
Poşetin fazla olan havasını pipet yardımı ile çekelim ve ağzını kapatalım..
Fazla havayı çektiğinizde ki görüntü vakumlanmış ile aynı olacaktır..
Hem de dolabınızda fazla yer işgal etmeyecek.. 
Şimdilik bu kadar devamı gelecek inşallah..
Hayırlı ve huzurlu bir hafta sonu diliyorum herkese..
………………….Sevgilerimle ……………………..

>

Çilek zamanı yavaş yavaş geçiyor..
Minik minik mis kokulu çilekleri bulduysanız hiç beklemeyin reçelinizi yapın derim..
Biz çilek almak için komşularla üşenmedik meyve haline gittik ve kasa ile aldık..
Renkleri kıpkırmızı, kokuları mis gibi çilek kokusundaydı..
Ben reçel yemeyi değil daha çok yapmayı sevenlerdenim .Pişerken tüm evi saran kokusu yeter..

                                                          

Üstte reçelde çilekler yakın çekim olduğu için büyük çıkmış ama küçüktüler aslında..

Malzemeler
3,5 kilo çilek
3 kilo toz şeker
2 limonun suyu
veya
3 çay kaşığı limon tuzu

Yapılışı
Çilekleri yapraklarını temizledikten ve yıkadıktan sonra eğer içinde büyük olanlar varsa benimkiler gibi 1 çileği 2 ‘ye veya 4′e bölerek büyük bir tencereye yerleştirilir.
Çileklerin üzerini tamamen kapatacak şekilde toz şekeri dökelim.
Sonra tencerenin kapağını kapatıp bir gece buzdolabında bekletelim. En çok bir gece bekletelim. Aslında burada amaç beklerken şekerin eriyip çileği sulandırmasıdır..
Ertesi gün tencereyi ocağın üzerine alalım. Kaynayana kadar bekleyelim. Kaynayınca dikkat etmek gerekiyor bu aşamadan sonra kolayca taşabilir. Kaynamaya başladıktan sonra tencerenin altını kısalım ve reçelimiz koyu kıvama gelene kadar 40 dakika kadar pişirelim. Ara ara üzerinde oluşan köpükleri kaşık yardımıyla alalım..
Arada kıvamını kontrol edelim. Bunun için düz bir tabağa biraz suyundan damlatalım ve soğuyunca tabağı  eğelim eğer zor akıyorsa  reçelin kıvamı olmuş demektir.
Kıvamı yakaladığımız zaman reçelimize  limon suyumuzu da eklenerek 4-5 dakika kadar daha kaynatalım sonra tenceremizin altını kapatalım.Reçelimizin ilk sıcaklığı çıktıktan sonra cam kavanozlara dolduralım ve kapaklarını kapatalım..Vee soğuk bir yerde muhafaza edelim..
İster hemen yiyin, isterseniz benim gibi  bir bölümünü kışa saklayın..

*** Reçel için tercih edeceğiniz çilekler ufak ,koyu renkte ve kokulu olursa reçeliniz daha lezzetli olacaktır..
*** Reçeli pişirirken mümkünse karıştırmayalım ki çileklerimiz ezilmesin..
***Reçel pişerken üzerinde oluşan köpükleri olabildiğince alalım ki reçelimizi bozmasın… 
***Ben reçeli biraz fazla yaptım siz orantılı olarak malzemeyi artırıp eksiltebilirsiniz.
***Limon yerine limon tuzu da kullanılabilir bunun içinse kilo başına bir çay kaşığı limon tuzu yeterli olacaktır..Limon tuzu reçelinizin daha çok dayanmasını sağlayacaktır..
*** Kullanacağınız tencereyi derin seçerseniz taşma ihtimali biraz daha azalır..
Reçelimin rengi çok güzel oldu..
ve çilekler dağılmadı ..
………………………..Afiyet Olsun…………………….

>

İşte size pratik bir turşu ..Bugün yap yarın ye .Pratik olduğu içinde çabuk tüketilmeli bu bir ,buzdolabında saklanmalı bu da iki.(bozulmaması için)
Bu turşuyu hazırladıktan sonra salatasını da yapabilirsiniz .İnşallah o şekilde de tarifini vereceğim.Normal salatalarınızın içinde çeşit olarakta kullanabilirsiniz..  
Malzemeler
5-6 adet orta boy pancar
1 çay bardağı sirke
1 silme tatlı kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı şeker
3 diş sarımsak (ezilmiş)
Yapılışı
Pancarların köklerini kestikten sonra iyice yıkayıp kabuklarıyla birlikte pişirelim.Kabukları ile pişirirsek suyu daha lezzetli oluyor. Üzerini örtecek kadar su ilave edip pişirdik. Çok çok yumuşak olmayacak şekilde çatal batırdığımızda rahatlıkla içine giriyorsa pişmiş demektir.
Pancarları tencerenin dışına alıp, (çok soğumasın kolay soyulması için) parmaklarımızla ovalayarak kabuklarını soyduk ve yaklaşık 1cm kalınlığında dilimleyip tekrar içinde kaynattığınız suyuna koyduk. Haşlama suyuna 1 çay bardağı sirkeyi, tuzu, şekeri ve sarımsağı ilave ettik. Bu şekilde soğutup buzdolabına koyalım ve 1 gece bekletelim.Pancarlar bu arada sosunu iyice içine çeksin.
Ertesi gün servise hazırdır.Bu kadar şipşak ama besleyici bir turşu.
Pancarın belli başlı yararlarına da değinelim mi biraz.
A, B, C ve P vitaminleri ile potasyum, sodyum, magnezyum, fosfor, çinko, demir, kalsiyum, brom ve bakır minerallerini içerir. Şifa amacıyla kullanılır.

                                                   Kırmızı pancar, iştahı açar ve hazmı kolaylaştırır.

 Mide ve bağırsakları kuvvetlendirir.
Mide ağrılarını ve ekşimelerini azaltır.
İdrar söktürür ve kabızlığı giderir.
 Böbrekleri çalıştırır.
 Şeker hastalığı ile vereme karşı koruyucudur.
Karaciğerin düzenli çalışmasına yardımcı olur ve kansızlığı giderir.
 Sinirleri yatıştırır.
 Kırmızı pancar suyu kansere karşı iyi bir koruyucudur.
 Ayrıca, yüksek tansiyonu düşürücü etkiye sahiptir.

>

Aslında bu tarifin gerçeğini yazın ortasında yapabilirsiniz..
Ben de gerçek bahçe domateslerinin çıktığı zaman kışlık olarak yapmıştım …
Lezzeti bir nevi kışlık turşu gibi.
Et yemeklerinin yanında,sabah kahvaltılarında   hatta  kuru fasulyenin yanında bile yenebilir..
Miktar olarak çok yaptığım için ölçü vermeden anlatacağım .Siz yaparken kendi elinizde ki miktara göre ayarlarsınız inşallah ..
Malzemeler
Rendelenmiş domates (uzun etli domates suyu az olduğu için tercih edilir)
patlıcan
kırmızı biber
yeşil sivri biber
sarmısak
Maydanoz(ince doğranmış)
fesleğen
sıvıyağ
sirke
tuz

Yapılışı
Önce domatesleri rendeliyoruz. Robottan geçirmek kolay gelebilir ama domatesi sulandırır bu da hoş olmaz.
Daha sonra Patlıcan ve kırmızı biberleri ister fırında ,istersenizde ateş üzerinde közleyin .Közleyip temizlediğiniz patlıcan ve kırmızı biberleri salatasını yapar gibi doğrayalım .
Domatese ilave edelim .Sivri biberleri de minik minik doğrayalım .
Tadlandırıcı diğer malzemeleride ekleyip hepsini şöyle bir karıştıralım .
Uzun süre saklayacağımız için sıvı yağ ve sirkesini biraz fazla tutuyoruz.
Sarmısak miktarıda hissedilir miktarda olursa daha lezzetli oluyor.
***
**
*
Ben  sonrasında ,yarım litrelik küçük kavanozlara koydum. Sebebi kavanoz açılınca bozulmadan bitmesi için .
Kavanozlara malzemeyi paylaştırdıktan sonra ağızlarına da biraz sıvıyağ eklerseniz hava almaz.
Kavanozların kapaklarını sıkıca kapatıyoruz.
Ve sadece buzdolabında saklıyoruz.